Alman fizikçi Albert Einstein’ın 1915 yılında geliştirdiği genel görelilik teorisine göre zaman sabit bir hızda akmıyor.
Çükü zamanın akış hızına etki eden bazı faktörler var. Bunlardan en önemlisi ise yer çekimi.
Teoriye göre zaman dahi, evrenin en temel ve mutlak kuvvetinden kurtulamıyor.
Yani yer çekimi zamanı yavaşlatıyor mu sorusunun yanıtı evet! Haliyle çekim merkezine daha yakın olan bölgelerde zaman daha yavaş akıyor
Çünkü çekim merkezine yaklaştıkça kuvvetin gücü artıyor.
Bir grup fizikçi kuantum mekaniği ile çalışan atom saatlerini kullanarak ilginç bir deney gerçekleştirdi
Birbiriyle tıpatıp aynı özelliklere sahip olan bu hassas saatlerinden biri, diğerinden yalnızca 33 santimetre yükseğe çıkarıldı.
YUKARIYA ÇIKARILAN SAAT DAHA HIZLI ÇALIŞMAYA BAŞLADI
Ancak böylesine kısa bir mesafe farkı bile, yer çekiminin zaman üzerindeki etkisini gözler önüne sermek için yeterliydi. Yükseğe çıkarılan saatin diğerinden daha hızlı çalışmaya başladığı görüldü. Zaman, gerçekten de çekim merkezinden uzaklaştıkça hızlanıyordu…
Peki, bu bilimsel gerçek gündelik yaşamlarımızda ne gibi bir etkiye sahip?
ÜST KATTAKİLER DAHA ÇABUK YAŞLANIYOR
Einstein’ın genel görelilik kuramından hareketle gerçekleştirilen ve ilginç bir gerçeği gözler önüne seren deneye göre üst katlarda yaşayanlar, alt katlardaki komşularına göre daha hızlı yaşlanıyor! Çünkü zaman yüksek katlarda daha hızlı akıyor!
Ancak bilim insanlarına göre yüksek katlarda yaşayan insanların yaşlanmak konusunda fazladan bir endişeye kapılmasına gerek yok.
Evet, zaman üst katlarda daha hızlı akıyor. Ancak bu hız, doğrudan algılanamayacak denli düşük. Bilim insanları, 79 yıl boyunca yüksek katlarda yaşamanızın ancak saniyenin 90 milyarda biri kadar yaşlanmanıza neden olacağını ifade ediyor.