Türkiye'nin ilk seri katil yazarından yeni kitap!

Yazar Sevinç Yavuz’un romanı 'Sevgili Katilim' Profil Kitap’tan yayımlandı.

Türkiye'nin ilk seri katil yazarından yeni kitap!

Polisiye gerilim alanında bir ilk olan kitap şu soruyu soruyor; “Ya biz dünyanın bilmediğimiz herhangi bir yerindeki, zengin ya da güçlü bir adamın yedek organ bankasıysak”… Ya da bizim ömrümüz, ne kadar özel olursa olsun, onun herhangi hayati bir organa ihtiyaç duyana kadarsa?

Roman, bugün, kayıp fotoğrafçı Mehmet, karısını aldatan bir mühendis ve parçalara ayrılmış üniversiteli tıp öğrencisi Sibel’in hikayesiyle başlıyor. Bütün bu cinayetleri araştırmak ve çözmekle yükümlü cinayet masası şefi Nusret’le devam ediyor…

Cinayetlerin peşindeki Nusret ve yardımcısı, kayıp Mehmet’in nişanlısı Canan ve adli tıpçı Ali, mühendisin eşi Esma ve eşinin sevgilisi Hale arasında gelişen olaylar, birbirinden bağımsız görünen olayları tek bir eksen etrafında topluyor.

Olaylar günümüzden başlarken, geçmişten bir başka hikaye de günümüze getiriliyor. Hitler’in darbe girişimi sonrası hapis yatması, sonra Ari ırka inanan ve Thule adıyla tanınan örgüt tarafından seçilmesi, iktidara getirilmesi, Hitler’in uzun bıçaklar gecesiyle büyün yol arkadaşlarını öldürmesi ve onların arasından yalnızca birinin, Baron’un kaçarak Türkiye’ye gelmesi.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında artık bilim ve DNA yardımıyla ari ırkı yaratmak için organize olan bu örgüt, büyük bir hastaneler zinciri, Hekimoğlu adı altında bütün ülkelerde örgütlenmiş olduğu anlaşılıyor.

Bir tek amaç var; Yaşaması gerekenler yaşayacak. Bedeli ne olursa olsun…

Kitap aslında gerçeklerle kurguyu sıkı sıkı harmanlamış durumda.

Bunlardan bahsedecek olursak;

Thule örgütü ve benzerlerinin varlığı tam olarak gerçekliği hakkında tartışma olsa da, yadsınamaz bir gerçek.

Baron gerçekten yaşamış ve “Uzun Bıçaklar Gecesi”ne kadar Hitler’in yanında olmuştur. Daha sonra Türkiye’de boy gösterdiği, Nazi altınlarının önemli kısmını buraya kaçırdığı rivayet edilmektedir.

Hitler, Tibet’e iktidara gelene kadar çok sayıda ziyarette bulunmuştur. Bunların çoğunda kendisine Baron refakat etmiştir. Burada ses eğitimi aldığı bilinmektedir ki, her tarihi konuşmasından sonra onbinlerce Alman’ın Nazi Partisi’ne üye olmuştur.

Kitapta yer alan isimlerin Röhm ya da Lippert vb gibi, yazıldığı sahnelerde yaşananlar tarihi kayıtlarda bulunmaktadır. 

Günümüze gelecek olursak;

Dünyada çözülemeyen tek mafya türü organ mafyasıdır. Bunun nedeni, çok dillendirilmese de organizasyonun içinde doktorların, hastanelerin ve devletlerin olduğu bilinmesidir.

Birkaç yıl önce İtalya’da Ukrayna’lı bir çift çocuklarını organ mafyasına satarken yakalanmıştır.

Hindistan’ın ve Türkiye’nin yasadışı organ naklinde başı çektiği yine istihbarat ve polis kayıtlarında mevcuttur.

Kesik bacak cinayetleri gerçektir. Belirli tarih aralığında işlenen ve işlenmeye devam eden bu cinayetler hala aydınlatılamamıştır.

Yazar, devletlerin ve devletleri yönetenlerin, her zaman bir “Yangında ilk kurtarılacaklar listesi” olduğuna, bilim ve teknolojideki gelişmelerin de bu tip “Ari Irk” inancındaki örgütlenmeler tarafından kullanıldığına inanmaktadır.

Bu kitabın yazımından yıllar sonra Rockefeller vefat ettiğinde defalarca kalp, böbrek ve ciğer nakli yaptırdığını öğrenmemiz bütün bunların tesadüf olmadığını göstermektedir.

Kişisel, ulusal hatta global faşizm, adı ya da görünümü toplumdan topluma değişse de, insan var olalı beri olmuş ve olmaya devam edecektir.

Sayfa Derleme Süresi: 3.0479 saniye