Leman Hanım'ın Mavi Cadillac'ı ile aşk dolu bir yolculuk

1960’ların İstanbul'unda başlayıp günümüze dek uzanan bir aşk hikâyesi...

Leman Hanım'ın Mavi Cadillac'ı ile aşk dolu bir yolculuk

İlk romanı 'Aşk, Hürriyet, İstibdat' ile edebiyat dünyasına iddialı bir giriş yapan Burak Artuner'in yeni kitabı Leman Hanım'ın Mavi Cadillac'ı; 1960'ların İstanbul'unda başlayıp 2013 İstanbul'una kadar uzanan bir aşk hikâyesini, eskimeyen 1964 model mavi bir Cadillac otomobilin çevresinde aktarıyor. Başından sonuna okuru hüzünlendiren, heyecanlandıran, merak ettiren ve 55 yıl öncesinden günümüze âdeta bir yolculuğa çıkaran Leman Hanım'ın Mavi Cadillac'ı, sürpriz sonuyla da hafızalarda yer edeceğe benziyor.

Romanın kahramanı Doktor Adnan ile armatör Cemil Dağlaroğlu'nun kızı Leman Dağlaroğlu, bir gazino eğlencesi sonrasında tesadüfen tanışırlar. Aralarında kısa sürede bir aşk doğar. Fakat mavi Cadillac'ıyla o dönem İstanbul'un en gözde kadınlarından olan Leman Hanım’da bir başkasının da gözü vardır: Babasının ortağı Rauf Karamahmut... Devlet içinde karanlık ilişkileri olan, güç sahibi armatör Rauf Karamahmut, Leman'a sahip olmak için sinsi bir plan peşindedir. Bu plan Doktor Adnan ile Leman'ı zorunlu bir ayrılığa sürükler. Yıllarca yurt dışında kaçak yaşayan Doktor Adnan, ömrünün sonuna doğru hayatını zindana çeviren kişiyi bulmak ve hesaplaşmak için İstanbul'a dönmeye karar verir. Döndüğünde, öğrencilik yıllarındaki ilk aşkı Agnes'le geçirdiği yaşamının en güzel günleri ve kimliğini de şekillendiren hüznün nedenleriyle de yüzleşecektir. Leman'ın Cadillac'ı ise 2013'te artık bir dönem dizisinde kullanılmaktadır. Mavi Cadillac, onun ilk sahibi Leman, doktor Adnan, üniversiteli Nil, dizideki oyuncu Tahir şaşırtıcı bir sona doğru ilerleyecektir.

İstanbul yollarını 40 yılı aşkın süre aşındıran mavi Cadillac, 1960'lardan günümüze uzanan Amerikan etkisinin bir simgesidir aslında. Bir aşk öyküsü ile başlasa da Leman Hanım'ın Mavi Cadillac’ı, Amerikan etkisiyle değişen toplumsal değerleri, yalnızlaşan ve gittikçe hüzünlenen insanları, değişmeyen adalet sistemini, kronikleşen rüşvet ve yağma kültürünü eleştiren bir roman olarak da okunabilir.

Sayfa Derleme Süresi: 9.8186 saniye