Ekrem İmamoğlu'ndan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in gözaltına alınmasıyla ilgili bir açıklama daha...
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer'in gözaltına alınmasıyla ilgili, "Türkiye, siyasilere, bilim insanlarına karşı sabah ev baskınlarının yapıldığı bir ülke olmaktan çıkmalı" dedi. İmamoğlu Özer hakkında 3 açıklama yaptı. İmamoğlu'nun son açıklaması dikkat çekti. İmamoğlu, "Sizin Türkiye hayaliniz, Türkiye Yüzyılı’nız bu mudur? Kucaklaşma dediğiniz bu mudur?" diye sordu.
CHP’li Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürüyor. İlk tepkisini sosyal medya hesabı X’ten gösteren İmamoğlu, daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin önünde de konuştu.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan İmamoğlu, "Esenyurt Belediye Başkanımız Prof.Dr. Ahmet Özer, bu sabah gözaltına alındı. Süreci titizlikle takip ediyoruz. Devlette görev yapmış, üniversitelerde dekanlıktan rektör yardımcılığına kadar üst düzey çalışmalarda bulunmuş Sayın Özer, kıymetli bir bilim insanı ve yerel yöneticidir. Türkiye, siyasilere, bilim insanlarına karşı sabah ev baskınlarının yapıldığı bir ülke olmaktan çıkmalı" dedi.
İmamoğlu, önce Devlet Bahçeli’nin Öcalan çağrısını hatırlattı:
“Daha bir hafta önce, İmralı’dan TBMM’ye açılım yapan akıl, bugün CHP’li belediye başkanını gözaltına alıyor. Bu kişi, bir bilim insanıdır. Bu kişi, felsefe mezunu. Hacettepe Üniversitesi’nde bitirmiş, bu ülkenin üniversitelerinde profesör olmuş. Bu ülkenin üniversitelerinde rektörlük yapmış, dekanlık yapmış ve farklı görevlerde bulunmuş. Van’dan başlayıp Hakkari’ye, sonra Ankara’ya, Isparta’ya, Mersin’e, hatta Şanlıurfa’ya, İstanbul’a kadar farklı üniversitelerde görev yapmış bir insanımız, vatandaşımız gözaltına alınıyor.”
“Bu iktidarın kurnazlıklarından bıktık” diyen İmamoğlu, daha sonra yaşananların “hukuka aykırı” olduğunu söyledi:
“Bu iktidarın kurnazlıklarından, milletin emanet ettiği koltuğa müdahale etmelerinden bıktık. Bakın; buna gerek yok. Bunu yapmayın. Bu doğru değil. Dolayısıyla bu yanlış. Bu şekilde sabahın 06.00’sında bir belediye başkanını, bir bilim insanını evinden alıp götürmenin ayıp olduğunu, hukuka aykırı olduğunu herkes bilir. Yahu belediye başkanı zaten. 09.00’da mesaisine gidecek. Yok! Algı yaratacaklar!”
İmamoğlu, daha sonra davalar konusuna da değinerek, “Uydurma davalar, uydurma hakaretler, uydurma ithamlar, siyasetten uzaklaştırma çabaları, açılan mahkemeler; hiçbirisi bizi yıldıramaz. Niye biliyor musunuz? Bizim arkamızda siz varsınız, siz. Siz, milletimiz var. Onun farkında değiller” dedi.
İmamoğlu son açıklamasını sosyal medyadan yaptı. İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:
Bugün sabah saatlerinde Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer hakkında başlatılan soruşturmayı büyük bir dikkat ve ciddiyetle izliyorum.
Sayın Ahmet Özer’e yönelik operasyon, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına dair endişelerimizi daha da artırmıştır.
Yargının siyasallaştırılarak siyasi rakiplerin oyun dışına atılması amacıyla kullanılmasının, demokratik hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu vurgulamak zorundayım.
İBB Başkanı olarak bizzat ben, bu tür uygulamaları en acı şekilde tecrübe edenlerin başında geliyorum. Bana yönelik olarak açılan ve kamuoyunda “Ahmak Davası” olarak bilinen dava ve benzeri pek çok soruşturma devlet ciddiyetinden ve yargı tarafsızlığından uzaktır.
Devlette görev yapmış ve yıllarca dekanlık, rektör yardımcılığı, GAP Belediyeler Birliği Genel Sekreterliği gibi kamu görevleri üstlenmiş bir bilim insanı ve seçilmiş belediye başkanı olan Sayın Özer’in emniyet güçlerinden kaçma ihtimali yokken ifadeye çağrılmak yerine, bir şafak operasyonuyla göz altına alınması uygunsuzdur. Biz bu şafak operasyonlarının ilhamını hangi mirasınızdan aldığınızı iyi biliyoruz.
Siyasi rakiplerin önünü kesmeye yönelik bu tür uygulama ve davalar hukuk ve adalete değil, yalnızca iktidarın amaçlarına hizmet etmektedir.
Kamuoyuna mal olmuş şahsiyetlerle ilgili bu tür uygulamaların tarafsızlık ilkesine uygun, titizlikle yürütülmesi gerekir.
Bugünkü şafak operasyonu ardından kamuoyuna yapılan açıklamada, Sayın Özer’in 10 yıl boyunca 694 terör örgütü mensubuyla görüştüğü iddia edilmektedir. Şayet buiddia doğruysa kendisinin, ayda 5-6 terör örgütü mensubuyla görüştüğü anlamı çıkmaktadır. O halde neden bugüne kadar beklediniz? TUSAŞ’a saldıran teröristleri izlemek yerine devlete yıllarca hizmet etmiş akademisyenleri mi izliyorsunuz?
Sayın Özer, belediye başkan adayı olduğunda adli sicilini soruşturdunuz, arşiv kaydını soruşturdunuz. Aynı adliyeden temiz kağıdı verdiniz. Altı ayda ne değişti?
Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ön yargısız bir kucaklaşmanın talep edildiği, Abdullah Öcalan’ın terörü sonlandırmak üzere Meclis’te konuşmasına zemin hazırlandığı bir dönemde CHP’li bilim insanı bir belediye başkanının terör iddiasıyla göz altına alınmasını milletimizin vicdanına havale ediyorum.
Bu çaba ana muhalefete ve İstanbul’a itibar suikasti değilse nedir? Daha açık sorayım sizin İstanbullularla derdiniz nedir?
Sizin Türkiye hayaliniz, Türkiye Yüzyılı’nız bu mudur? Kucaklaşma dediğiniz bu mudur?
Ne yaparsanız yapın, hangi karanlık planı düşünürseniz düşünün bu siyasi ve kurumsal çürümeyi bitireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti devletini kişilere değil, kurallar ve kurumlara bağlı, herkes için eşit ve adil hizmet üreten bir yapıya kavuşturacağız.