WSJ’ın ‘yazı işleri kurulu’ndan Türkiye yazısı

Amerikan Wall Street Journal gazetesi "yazı işleri kurulu" imzasıyla yayınlanan analiz yazısında, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri masaya yatırdı.

WSJ’ın ‘yazı işleri kurulu’ndan Türkiye yazısı

Yazı şu ifadeyle başlıyor: “Türk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 yılı ülkesinin sağlam bir Batı müttefiki olarak itibarını yavaş yavaş yok ederek geçirdi. Şimdilerde Türkiye’nin Rusya ile derinleşen askeri ilişkileri, Washington’ı Ankara ile geniş çaptaki ilişkilerini yeniden değerlendirmeye itmesi gereken bir kırılma noktasıdır.”

Yazıda, son alevlenme noktasının ise Patrick Shanahan’ın ABD Savunma Bakanlığı’nı vekaleten yürütürken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a Türkiye’nin S-400’leri teslim alması halinde F-35 savaş uçağı programından çıkarılacağını duyuran bir mektup göndermesiyle yaşandığı belirtildi..

FİYATI ARTIRIR, GECİKME YARATIR

Türkiye’in 2002’den bu yana F-35 programına 1 milyar dolardan fazla yaptırım yaptığının hatırlatıldığı analizde, Türkiye’nin siparişini verdiği 100 jetin başka ülkelere verilmesi yönünde Lockheed Martin tarafından bir sorun olmadığının açıklandığı belirtildi.

Makalede Türkiye’nin F-35’lerin küresel tedarik zincirinde önemli rol oynamasının daha büyük bir endişe kaynağı olduğuna dikkat çekildi. Sekiz Türk şirketinin uçağın üretimine katkıda sağlandığı belirtilirken, muhtemel bir yeniden yapılanmanın fiyatları artıracağı, gecikmelere yaratacağı yorumu yapıldı.

TÜRKİYE’NİN YERİNİ SORGULATIR

Bir NATO müttefikinin Rusya’yla 2.5 milyar dolarlık herhangi bir silah anlaşması yapmasının endişe yaratacağının belirtildiği yazıda, hava savunma sisteminin ABD ve müttefikleri için özgün bir tehdit teşkil ettiği vurgulandı.

Restleşmenin Türkiye’nin dünyadaki yerine ilişkin daha büyük sorular gündeme getirdiğini aktaran Wall Street Journal yazı işleri kurulu, “On yıllardır Türkiye, laik bir hükümetle çoğunluğu Müslüman bir ülkenin Batı’yla işbirliği yapabileceğine dair bir rol model oldu. Şimdilerde Sayın Erdoğan daha muğlak bir alanda faaliyet gösteriyor: İran ve Rusya’ya karşı ABD ve Avrupa’yı dengede tutarken, daha otoriterleşiyor” değerlendirmesi yaptı.

Başyazıda, Washington’ın Ankara ile ortaklıktan hâlâ fayda sağladığının ve ilişkileri onarmaktan vazgeçmemesi gerektiğinin altı çizilirken, şu yorum yapıldı: “Türkiye İran ve Rusya’ya bakarak, Batı’yla yabancılaşmanın bedelini de, halihazırda kırılgan bir ekonomiyle, anlıyor.”

Makale şöyle son buluyor:

“F-35’lerin iptal edilmesi iyi bir adım, fakat ABD Türkiye’ye kötü davranışlarının bir sonucu olacağını göstermek için diğer araçları da kullanmalı. Beyaz Saray, Kongre’nin CAATSA (ABD’nin Düşmanlarıne Karşı Koyma Yasası) yaptırımlarının getirilmesine müdahale etmemeli. ABD’li yetkililer İncirlik’e alternatif düşünmek zorunda kalacak. Türkiye’yi NATO’dan atmak son seçenektir, fakat Erdoğan yönetiminin trajedisi şu ki bu bile artık düşünülebilir.”

Sayfa Derleme Süresi: 1.4487 saniye