'Vicdanlı ve sevgi dolu insanlara yazdım!'

Medyatava ÖzelSayım Çınar, Gül Gülsün Yıldız ile ilk kitabı 'Seni Koruyan Kadınlar Var Bu Dünyada!'yı konuştu.

'Vicdanlı ve sevgi dolu insanlara yazdım!'

Gül Gülsün Yıldız, 'Seni Koruyan Kadınlar Var Bu Dünyada!' adlı kitabıyla raflarda yerini aldı. Kadınlık hallerine, inceliklere, özlenen ve uğruna mücadele edilen günlere dair önemli bir kurgu kitap bu. Sayım Çınar yazarla ilk kitabını konuştu.

Sayım ÇINAR / sayimcinar@gmail.com

'Vicdanlı ve Sevgi Dolu İnsanlara Yazdım!'

Önce kitabınızın hikayesiyle başlayalım. Böyle bir kitap yazma fikri nasıl oluştu?

Öncelikle kitabıma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. Uzun zamandır kafamın içinde dönen ama bir türlü yazamadığım hikayelerdi. Bazı duygularımla yüzleşmem gerekti. Hikayelerin çoğu gerçek karakterler olduğu için yazma fikri uzun zaman aldı. Hayatımın bir zamanında karşılaştığım, yüreğime dokunan insanlara borcumu ödemek istedim. Belki de yaşamıma kattıkları için teşekkür etmek.

Umut, aşk, güven, dostluk... Trajedinin içinde umut dolu hikayeler anlatıyorsunuz. Sizin için edebiyatın böyle bir misyonu var mı, okura iyilik ve umut aşılamak önemli mi?

Bu söylediğiniz kavramlar benim yaşamımda çok önemli. olmazsa olmazlarımdan. Hayat da bir trajedi değil mi? Ama bu trajedinin içinde her zaman umut var. Edebiyat olmadan yaşam nasıl olurdu merak ederim. kitaplardan öğrendiklerimi yaşayarak öğrenebilir miydim bilmiyorum. Edebiyat insanın içini deşer, karıştırır, sorgulatır, yüzleştirir kendisiyle.

Hapishane güncesi olarak da okunabilecek bir kitap bu. Ne kadarı gerçek, ne kadarı kurmaca?

Yüzde sekseni gerçek, yüzde yirmisi kurmaca.

'Adaletli bir dünyanın özlemini duyuyorum'

Devrim ve aşktan söz ediyorsunuz kitabınızda, satır aralarında önemli politik mesajlar da var. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Adaletli bir dünya özlemim her zaman var oldu. Haksızlıklara tahammül edemiyorum. İnsanın devrimi kendi içinde başlıyor. İstemediği şeyleri yapmamaya, geleneklere karşı çıkmaya kendini yok eden güçlere tavır almaya başladığında. Sonra da hayallerinin peşine düşüyor. Bu aşamadan sonra aşk başlıyor. Aşk da kendini yeniden yaratma ve gerçekleştirme hali.

Kitapta aynı zamanda Türkiye'de kadının yaşadığı her tür problem var... Taciz, tecavüz, yok sayılma... Kadınları bir kadın olarak yazmak nasıl bir deneyimdi?

Türkiye'de kadın, çocuk ve hayvan olmak çok zor. Benim hikayelerimde anlattığım kadınlar da ötelenmiş, örselenmiş kadınlar. Onları anlatırken yaşadığım duygular, onların yaşadığı duyguların yanında nokta kadar kalır. Ama onları anlayabiliyorum. kendimi bu kadınların yerine koyunca nefesim daralıyor. Bütün dünyayı yakmak istiyorum.

Sizi en çok etkileyen öykü hangisiydi? Kitabın genelinde samimi ve gerçek bir dille karşılaşıyoruz.

Kumru beni çok etkiledi. Yaşamadığı ve hiç bir zaman yaşayamayacağı yıllar. Yaşamadan yaşlanacak olması içime çok dokundu. Arkadaşlarıma anlatır gibi yazmak istedim. Hiç evirip çevirmeden olduğu gibi.

Son dönemde kadın yazarların kitapları daha çok karşılığını buluyor okurda. Peki asıl mesleğiniz olan oyunculukta durum nasıl? Kadının adı var mı?

Kadının adı sevgiyle andığımız Duygu Asena ile var olmaya başladı. Biz kadınlar ona müteşekkiriz. Edebiyatta ve sanatın diğer dallarında mücadele ederek ilerliyor kadınlar. Oyunculukta da kolay olmuyor. Daha erkek egemen bir bakış var. Örnek verirsek; yapımcı kadın sayısı çok az, böyle olunca da kadın bakış açısı kendini bulamıyor.

Sırada ne var? Yeni kadın hikayeleri bekleyebilir miyiz sizden?

Şu an sırada benim hikayesini yazdığım bir sinema filmi projesi var. Bodrum mektupları. Geçen yıl çekmek istedik ama olmadı. Bu sene şansımızı yeniden zorluyoruz. Bağımsız sinema yapmak çok zor. Umarım başarabiliriz.

Bu filminizde de yine ötekileştirilmiş kadınlar var mı?

Ermeni bir adamla Müslüman bir kadının kendilerini örseleyen hayatları ve aşkları var.

Öyküler sahneye taşınmaya, oyunlaşmaya ve hatta film olmaya çok müsait. Böyle bir projeniz var mı?

Öykülerimi tiyatro sahnesine taşımayı düşünüyorum. Önümüzdeki sezon olabilir. Kahramanlarım duygularını tiyatro sahnesinden haykırsınlar istiyorum. Film yapmak isteyen birileri çıkarsa güzel olur.

Oyunculuğunuz yazarlığınızı ne ölçüde besledi?

Aslında Edebiyat okuru olmak oyunculuğumu besledi önce, sonra da gözlemlerim yazarlığıma yansıdı. Ben oyunculuğu içsel bir yolculuk olarak algılıyorum. tıpkı Edebiyat gibi. Her şey içinizde.

Sizce bu kitabı kimler okumalı?

Din, dil, ırk ayırımı yapmadan yaşamaya çaba harcayan, vicdanlı ve yolu sevgiden geçen herkes okumalı.

Sayfa Derleme Süresi: 6.3622 saniye